TEOG WORD POWER 2016-2017

October 25, 2016 by in category 8th Class, School English, SECONDARY SCHOOL ENGLISH SUBJECTS, TEACHER RESOURCES, Teog, Uncategorized tagged as , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , with 0 and 0
Home > Blog > 8th Class > TEOG WORD POWER 2016-2017

[lingua_accordion id=”lingua_0″ multiselectable=”true” style=”accordion2″ ][lingua_accordion_item title=”TEOG WORD POWER” id=”0″ accordion_id=”lingua_0″ style=”accordion2″ ]UNITS1-2-3[/lingua_accordion_item][/lingua_accordion]
 
 UNIT -I-
1.accept: Kabul etmek
2.animated movies: Canlandırma fimler
3.animation: Canlandırma
4.apologize: Özür dilemek
5.attend to a party: Bir partiye katılmak
6.back someone up: Birinin arkasında olmak
7.barbecue: barbekü
8.bicycle race: bisiklet yarışı
9.birthday party: doğumgünü partisi
10.bring: Getirmek
11.buddy: ahbap, kanka
12.chit-chat: makar yapmak, geyik muhabbeti yapmak
13.comedies: komedi filmleri
14.conversation: diyolog
15.decide on: birşeye karar vermek
16.drama: drama
17.eat out: dışarda yemek yemek
18.forever: daima
19.friendship: arkadaşlık
20.get on well with someone: biriyle iyi geçinmek
21.go for a walk: yürüyüşe gitmek
22.go out: dışarı çıkmak
23.go shopping: alışverişe gitmek
24.go to the movies: film izlemeye gitmek
25.have a party: parti yapmak
26.have fun: eğlenmek
27.have something in common: ortak noktaları olmak
28.information: bilgi
29.invitation: davet
30.invite: davet etmek
31.join: katılmak
32.last: son
33.likes and dislikes: sevmek ve sevmemek
34.make an apology: özür dileğinde bulunmak
35.make an excuse: özür dileğinde bulunmak
36.meet friends: arkadaşlarla buluşmak
37.nature walking: doğa yürüyüşü
38.on theatres: tiyatrolarda
39.organize: organize etmek
40.partner: ortak
41.physically active: fiziksel olarak aktif
42.pick someone up picnic: Pikniğe birini davet etmek
43.play computer games play sports: Bilgisayar oyunları oynamak
44.play sports: Spor yapmak
45.refuse: Reddetmek
46.response: Cevap vermek
47.role-play: rol canlandırma
48.romances: romantik film
49.sci-fi movies: bilim-kurgu filmleri
50.share: paylaşmak
51.shopping mall: alışveriş merkezi
52.soccer match: futbol maçı
53.stranger: yabancı
54.tennis match: tenis maçı
55.thrillers: Korku filmi
56.travelling through time: zaman içerisinde seyahat etme
57.true friend: gerçek arkadaş
58.types of movies: film çeşitleri
59.visit relatives: yakınları ziyaret etmek
60.volleyball tournament: Valeybol turnuvası
 UNIT -II-
teen life . genç yaşamı
hiking : yürüyüş yapma
bossaball : şişme trambolin üstünde oynanan plaj futbolu
zorbing : büyük plastik top içine girerek yapılan eğlence
mountain biking: dağ bisikleti sürme
snowshoeing : kar yürüyüşü
snow tubing : şişme kar kızağı ile kayma
exciting : heyecan verici
interesting : ilgi çekici,ilginç
unusual : tuhaf,olağandışı,olağanüstü
trendy : modaya uyan,modayauygun
ridiculous : gülünç,komik
boring : sıkıcı
try : denemek
mudguard : çamurluk
handlebar : bisiklet direksiyonu
brake lever : fren kolu
gear : vites
pedal : pedal
seat : oturak
frame : bisiklet iskeleti,çatısı
brake : fren
chain : zincir
tire : tekerlek
hang out : dışarıda takılmak
bike : bisiklet
cycle : bisiklet sürmek
neighborhood : mahalle,semt,çevre
fix : tamir etmek
middle school : ortaokul
camping : kamp yapma
jogging : hafif koşu yapma
cycling : bisiklete binme
comfortable : rahat
different : farklı
health : sağlık
all : tüm,bütün,hepsi,tamamı
also : ayrıca
ride : binmek
part : kısım,parça,bölüm
good at : (bir şeyde) iyi olmak
daily routine : günlük düzenli yapılan iş
drive : araba sürmek
get up : kalkmak
early : erken
breakfast : kahvaltı
lunch : öğle yemeği
dinner : akşam yemeği
weekday : hafta içi günü,iş günü
late : geç
always : daima,her zaman
usually . genellikle
often : sık sık
sometimes : bazen,ara sıra
hardly ever : hemen hemen hiç
never : asla,hiç
rarely : nadiren
seldom : nadiren
teenager : genç,ergen
have a shower : duş almak
brush teeth : diş fırçalamak
pancake : krep,gözleme,kek
work : çalışmak,iş
leave : ayrılmak
get home : eve gelmek,varmak
rest : dinlenmek
go to bed : yatmak
sleep : uyumak
energetic : enerjik
loud : yüksek sesli
ticket : bilet
song : şarkı
terrific : müthiş,mükemmel,harika
impressive : etkileyici,etkili
voice : ses
prefer : tercih etmek
news : haber
alone : yalnız
wear : giymek,giyinmek
fashion : moda
casual : günlük
singer : şarkıcı
hear : duymak,işitmek
how often : ne sıklıkla
once : bir kere
twice : iki kere
three times : üç kere
junk food : abur cubur yiyecek
headphone : kulaklık
leave untidy : dağınık,düzensiz bırakmak
habit : alışkanlık
quite : oldukça
change : değişmek,değiştirmek
lifestyle : hayat tarzı
member : üye
supposed to : yükümlü olmak,-meli -malı, gerekmek
preference . tercih
use : kullanmak
band : grup
title : başlık,isim
regularly : düzenli olarak
newspaper : gazete
sing : şarkı söylemek
choir : koro
housework : ev işi
clean : temizlemek
wash the dishes: bulaşık yıkamak
again : tekrar
term : dönem
actually : aslında
really : gerçekten
tutor : eğitmen,öğretmen
teach : öğretmek,ders vermek
need : ihtiyaç duymak,ihtiyacı olmak,gerekmek
keep fit : formunu korumak,formda kalmak
coach : antrenör,çalıştırıcı
work out : antrenman yapmak
free time : boş zaman
pen pal : mektup arkadaşı
lesson : ders
make deal : uzlaşmak,anlaşma yapmak
greet : selamlamak
argue : tartışmak
nerd : inek öğrenci/gıcık/ahmak
outfit : araç gereç, malzeme, donanım/takım,ekip/kıyafet
relationship : ilişki,bağlantı,arkadaşlık
serious : ciddi
snob : züppe
unbearable : dayanılmaz
types of music : müzik türleri
buy : satın almak
clothes : giysi
do : yapmak
I think : Bence,Bana göre
It’s time to … : ………. zamanı, …… vakti geldi
You’re right. : Haklısın.
To be honest, : Dürüst olmak gerekirse,
I guess so : Sanırım öyle.
I can’t stand : Katlanamıyorum,hoşlanmıyorum
What’s ……… like? : Nasıl?
I hope to hear from you soon.: Kısa zamanda senden haber almak dileğimle.
Best wishes. : En iyi dileklerimle,Herşey gönlünce olsun.
fond of : bayılmak,hastası olmak,-e düşkün olmak
  UNIT -III-
1.ABSORB: EMME
2.Absorb: 2) soğurma
3.after that: bundan sonra
4.almond: badem
5.bake: pişirmek
6.beef: büftek
7.berry: (dutsu) meyve
8.boil: kaynatmak
9.booklet: kitapcık
10.butter: tereyağı
11.cabbage: lahana
12.carrot: havuç
13.cheese: peynir
14.chicken: tavuk
15.chop: doğramak
16.common: genel, yaygın
17.contain: içermek
18.cook: pişirmek
19.cut: kesmek
20.delicious: lezzetli
21.describe: tanımlamak
22.dice: zar
23.dish: tabak
24.display: göztermek
25.dough: hamur
26.egg: yumurta
27.eggplant: patlıcan
28.finally: son olarak
29.first: birinci
30.fish: balık
31.flour: un
32.fold: tutmak
33.food: yiyecek
34.fruit: meyve
35.fry: kızartmak
36.frying: kızarıyor
37.grill: ızgara yapmak
38.heat: ısıtmak
39.ingredients: içerik
40.knead: yoğurmak
41.lentils: mercimek
42.loaf pan: ekmak tavası
43.mashed potatoes: patates püresi
44.meet: buluşmak
method: metod
46.microwave: mikrodalga
47.mixing bowl: karıştırma kasesi
48.muffin: çörek, kek
49.mushroom: mantar
50.next: sonraki
51.noodles: erişte
52.nuts: çerez
53.oil: yağ
54.onion: soğan
55.orzo: arpa, şehriye
56.pan: tava
57.partner: ortak
58.pasta: makarna
59.peel: soymak
60.pepper: biber
61.pistachios: fıstık
62.potato: patates
63.pour: dökmek
64.process: süreç
65.recipe: tarif
66.regional: bölgesel
67.remove: çıkarmak, ayırmak
68.rice: pirinç
69.rinse: çalkalamak, durulamak
70.roast: kızartmak
71.rolling pin: oklava
72.salt: tuz
73.saucepan: uzun saplı tencere
74.serve: servis etmek
75.shake: çalkalamak
76.shape: şekil
77.slice: küçük parçalara kesmek
78.snack: hafif yemek, çerez
79.spread: yaymak
80.steam: buhar
81.stir: karıştırmak
82.stove: ocak
83.tablespoon: çorba kaşığı
84.then: sonradan
85.toast: tost
86.tomato: domates
87.turn down: tersine çevirmek
88.variations: çeşitlilik
89.vegetable: sebze
90.yeast: maya

Add comment

Copyright @2005 English Web Tr MİMOZA BİLİŞİM WEB TASARIM Hizmetleri Ürünüdür.